Okul-Aile-Çevre! Kim Suçlu?
Bir insanın yetişmesinde Okul-Aile-Çevre etkilidir. Çocuklarımızı bu üç unsur şekillendirir.
Aile: her anne-baba çocuğunu en iyi imkanlarda büyütmek ister.
Lakin bizim kuşak biraz bunu fazla abarttı gibi;
“Ben yemedim çocuğum yesin, ben giymedim çocuğum giysin, özgür yetişsin” diyerek aşırı öz güven yüklemesi yaptık...
Okul: Her öğretmen öğrencisinin iyi şekilde yetişmesini ister.
Lakin, eğitimciler günün şartları ile kendine tanınan yetki ve imkanlar dahilinde görev yapmaktalar...
Çevre: Çocuklarımız ailesinden ve okuldan arta kalan zamanını sokakta, arkadaşlarıyla ya da internet ortamında geçirmektedir.
Lakin çevresel faktörler tuzaklarla dolu...
Bu üç unsuru da irdelediğidimizde,
Genellikle, çocuğumuzun başarısızlığında suçlu ararken, hemen okul ve aileyi suçlayarak işin en kolayına kaçarız…
Halbuki gözden kaçırılmaması gereken en önemli unsur ‘çevre’ dir!
Çocuklar söylem ve eylemlerinde annesinden, babasından ve öğretmeninden çekinir, ancak arkadaşlarından çekinmezler! Tam tersi yönde özgüven patlaması yaşarlar…
Çevre dediğimizde;
Sokak arkadaşları ve
Sanal alem başı çeker!
Akıllı telefonlarımız artık bedenimizin bir uzvu gibi ve içeriği İnternet denen dipsiz kuyu ile kontrolsüz bir sosyal medya ağıyla kuşatılmış durumda…
Televizyonlardan yayımlanan kontrolsüz dizi-filmler ile abuk-subuk gündüz kuşağı programları…
Mobil-Multi Medya online oynanan denetimsiz sanal oyunlar…
Ve daha başka başka bir çok sebepler…
Dolayısıyla çocuklarımız üzerinde Ailenin ve Okulun etkisinden ziyade
Çevrenin etkisi çok daha büyüktür!
Çocuklarımızı asıl çevre şekillendirir.
Yoksa, malumunuz son yaşadığımız bir olayda; anne eğitimci baba güvenlikçi, 14 yaşlarındaki bir çocuk, silahla okul basarak katliam yapmasını kimden ve nereden öğrensin!
Ya da kangren haline gelen -suça bulaşan çoccuklar- meselemiz...
…
Peki hocam çare ne derseniz;
Köklerimize dönmek lazımdır. Yani kendi milli ve manevi öz değerlerimizle hareket etmek!
Bununda kolayı;
Aileler çocuklarına duygusal davranışlarla şımartmak yerine mantıklı ve seviyeli yaklaşım sergilemek ve dahi çocuğunu öğretmene teslim ederken eskiden olduğu gibi ‘Hocam eti senin, kemiği benim…’ tevekkülü ile okula güvenmek.
Devletin, görev olarak yapması gerek ise, interneti ve sanal alemi etkin denetleyerek çevreyi sürekli kontrol altında tutmaktır…
Ha, bir de öneride bulunalım:
Çocuklarınızı sokağa salmak ve online oyun oynamalarını sağlamak yerine;
Mutlaka bir spora veya bir sanat dalına gönderin…
Çevrenize dikkat!..
Son söz;
Cinnet Çağın hezeyanları hep bunlar!
Ne Yazık ki, Küresel Sistem Çocuklarımızı Çaldı Bizden… yazarmehmetballi@gmail.com |