ANASAYFA ..:: Mehmet Ballı ile ücresiz Özgün Yazım Atölyesine Hoş Geldiniiz ::.. iletişim

Yazma İsteği ve Yetenek

Okumayı seven hemen hemen her insan da yazma isteği vardır. fakat bu arzuyu "nereden başlasak?" sorusu frenler.
yazma işinde kısıtlama yoktur, herkes istediği gibi yazar, çizer ve “ben yazarım” da der. der de, edebiyat bunu kuralına uygun kabul eder mi?
halbuki ‘edebi yazar ‘ demek çok daha farklı bir niteliktir. yani edebiyatın niteliklerini taşıyan yazar olmaktır asıl olan.
edebi bir yazar olmanın ilk kuralı ‘yetenekli’ olmak gerekir.
az da olsa kişide ‘yazma yeteneği’ olmalıdır ki yazdığı şeyler değer bulsun.
yazma işindeki farklılığı tespih taşlarına benzeterek örneklemek gerekirse;oltu taşından yapılan bir tespihin değeri/fiyatı ile , akik taşından yapılan tespihin değeri/fiyatı aynı  mıdır (!) halbu ki ikisi de taştır değil mi.
sanatkarın elinden geçmeyen taş sadece bir taştır, işlenirse eser olur, değer bulur.
işte yazarlıkta böyledir. önce yetenek denen cevhere sahip olunmalı ki sonra o cevherin yavaş yavaş işlenme sürecine girilsin.
yazama işi ciddi bir iştir:
yazar olmanın yolu yazmaktan geçer. neyi nasıl yazacağınızı bilmeniz gerekir;
neyi yazmayı bilmek için; önce bol kitap okumak sonra da tasavvur etmek gerekir.
nasıl yazmayı da; işin tekniğini ya da ustasından öğrenerek yazmak gerekir.

herkesin içinde yazma arzusu vardır. çünkü insanın fıtratında beğenilme denilen bir istek taşır.
yazma arzusu iki türlü tarif edebiliriz:
* hevesi olanlar
* ideali olanlar
yazma hevesi olanlar iyi kötü ne bulur/ bilirse yazar, ama bir yere kadar! sonra hevesi bitince bıkkınlık gelir ve bırakır. heves geçici bir durumdur.
ideali olan insanlar ise, kendine hedef koyar. yazma işini çok ideal edinenler mutlaka yetenek sahibi insanlardır; yılmaz araştır, çok çalışır, fedakarlık ve sabırla, bazen geç de olsa mutlaka hedefine ulaşırlar.
birde yetenekli olup da sıradan yaşayan insanlar vardır. genellikle bu tür insanlar iyi konuşur, sivri konuşur, hazır cevaptırlar. lakin eğer o cevher keşfedilmemiş, elinden tutulmamış ve işin tekniğini öğrenmemiş ise kayıp bir yetenektir. tıpkı tek işi daktilo yazmak olan bir sekreter hanımın Albert Ainstein’ın zekasına eşit olmasına rağmen, onu kullanamadan ölüp gitmesi gibi…
bu bakımdan, yeteneğinizde olsa önce yazma isteğiniz olacak, hem de tutku derecesinde yazma arzusu…

Mehmet Bal

Not: Bu yazı izinsiz kullanılamaz. Lütfen izin alınız

her hakkı saklıdır | 2014 © copyrigt | yazarmehmetballi@gmail.com | web tasarım mballi | bu web sitesi ticari kazanç sağlamamaktadır.