ANASAYFA ..:: Mehmet Ballı ile ücresiz Özgün Yazarlık Atölyesine Hoş Geldiniiz ::.. iletişim

Hikaye/Öykü Nedir ve Hikaye/Öykü Yazmanın Tekniği

Bardaktan boşalırcasına yağan yağmur değil, ağır ağır yağan yağmur toprağı nasıl bereketlendirirse, edebiyatta öyledir, öyküyle şiirle fısıldar adeta.

Hikâye edebiyat kısa yazı türüdür. Hayal, rüya, yaşanmış veya yaşanması mümkün olan olayların okuyucuya haz verecek şekilde anlatıldığı kısa edebî yazılara eski adı ile "hikâye” yeni adı ile “öykü” diyoruz.
Hikayeye öykü denmesinin bir sebebi de 'öykünmek'ten gelen yeni bir kelimedir. Aslı Hikayedir.

Hikâyede önemli olan baş unsur olay ya da durum söz konusudur. Olay ya da durum kişilere bağlanarak ortaya konduğu yer ve zaman belirtilip bunlar sürükleyici, etkileyici ve akıcı bir anlatımla ortaya konmasıdır.

Hikâyenin gerçek olması değil gerçekçi olması şarttır. Daha çok düşündürmekten öte, duygulandırmak ve heyecanlandırmak esastır. Hikâyeler, gerçek ya da düş ürünü olan bir olayın kurgulanarak kısa şekilde anlatır. Uzarsa roman olur!.. Kısa oluşu, yalın bir olay örgüsüne sahip olması, genellikle önemli bir olay ya da sahne aracılığıyla tek ve yoğun bir etki uyandırması ve az sayıda karaktere yer vermesiyle roman ve diğer anlatı türlerinden ayrılır.
Hikâyenin merkezinde olay vardır ve olaylar genellikle yüzeyseldir. Hikâye kısa cümlelerle arız duru kelimelerle anlatılır, fazla ayrıntıya girilmez. Olayın ya da durumun öncesi, sonrası okura sezdirilir. Mesela “Çanakkale” gibi bazı sözcüklerden yararlanarak ve düş gücünü kullanarak olaylar, kişiler ve durumlarla ilgili yargılara ulaşılır.
Anlatılan olay detaylandırılarak değil, olaydaki bir kesit alınarak detaylandırılır.

Hikâyede/Öykünün özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

-Hikâyede/Öykü kahramanının başından geçen bir 'Olay' ya da durum vardır.

-Hikâyede/Öyküde sınırlı bir 'Çerçeve' vardır. Olayın geçtiği çerçeve fazla ayrıntıya girmeden kısaca tasvir edilir.

-Hikâyede/Öykü kısa bir 'Zaman' diliminde geçer. Hikâyelerde anlatı dili geçmiş zamana göre
(-di) veya geniş zamanda (yapılır, edilir) anlatılır. Olay, yazarın kendi ağzından veya kahramanın ağzından anlatılır.

-Hikâyede/Öykü az 'Kişi' vardır. Bu kişi/kişiler "tip" olarak karşımıza çıkar ve hikâyenin başında ayrıntılı bir şekilde tanıtılmaz. Hikâyede kişiler veya tipler sadece olayla ilgili yerlerde "çalışkanlık, titizlik, korkaklık, tembellik" gibi tek yönleriyle belli bir olay içinde ve belli özelliklerini yansıtacak şekilde anlatılır.

-Hikâye/Öykünün 'Plan' da diğer yazı türlerinde olduğu gibi üç bölümden oluşur; ancak bu bölümlerin adları farklıdır.
Bunlar:
Olay Öyküsü: olaylar zinciri, kişi, zaman, yer öğesine bağlıdır. Olaylar serim, düğüm, çözüm sırasına uygun olarak bir düzen içerisinde anlatılır. Olay, mutlaka zamana göre mantıklı bir sıralama ile verilir. Olayın düğüm bölümünde oluşan merak, çözüm bölümünde giderilir.
Bu tarz öykücülüğün en büyük temsilcisi Ömer Seyfettin ve Refik Halit Karay’dır.

-Durum Öyküsü: modern öykü de denilen bu tür öykülerde olayın merak öğesi ikinci plandadır. Bu öykülerde yazar, okuyucuyu sarsan, çarpan, heyecana getiren bir anlatım sergilemez. Onun yerine günlük hayattan bir kesit sunar veya bir insanlık durumunu anlatarak, kişisel ve sosyal düşünceler, duygu ve hayaller ön plana çıkartır.
Durum öyküsünün temsilcisi ünlü Rus edebiyatçı Anton Çehov,  Türk Edebiyatı’nda Sait Fait Abasıyanık da bu tarzın başarılı temsilcilerindendir.

-Ben Merkezli: Hikâye/Öyküde kahramanın daha çok kendi ruh hâli ve hayal dünyasını yansıttığı hikâyelere ben merkezli hikâye denir. Bu hikâyelerde olaylar kahraman kendi anlatıcı (-yaptım, ettim) bakış açısıyla verilir.  Hikâyenin ana kahramanı kendisi olan yazar, yaşadığı olayları kendini merkeze koyarak, kendisini birey olarak ele alarak anlatır. Bu hikâye türünde yazar, gözlemlerden ve olaylardan hareketle bireysel bunalım ve çıkmazlara yönelir. Ben merkezli Hikâye/Öyküde, hikâye kahramanı genellikle düş dünyasına sığınır ve dış dünyayı içinde bulunduğu ruh hâline göre algılar ve anlatır.
Ben merkezli Hikaye/Öyküye Franz Kafka'yı örnek verebiliriz. Türk Edebiyatı’ndan ise Oğuz Atay.

-Bakış Açısı: Hikâye/Öyküye olayı uzaktan gözlemleyen üçüncü kişi ağzından yapılan anlatımda; Tarafsız Bakış Açısıyla yapılan anlatım ve her şeyi bilen kişi ağzından yapılan anlatıma ise İlahi Bakış -Açısı denir.

Dil ve Anlatım: Hikâye/Öyküde dil açık,  akıcı ve dahi günlük konuşma dilinden farklı olarak, etkili sözcük,  deyim atasözü ve tamlamalarla zenginleştirilmiş güzel bir dil olmalıdır.

Mehmet Ballı

Not: Bu yazı izinsiz kullanılamaz. Lütfen izin alınız

her hakkı saklıdır | 2014 © copyrigt | yazarmehmetballi@gmail.com | web tasarım mballi | bu web sitesi ticari kazanç sağlamamaktadır.