ANASAYFA
MAKALE / Edebiyat Diriliş Neslinin Mimarı...

Diriliş Neslinin Mimarı

1933 yılında Diyarbakır da dünya ile müşerriflenen,
Lise yıllarında Necip Fazıl ile tanışan,
1967 yılında İslamlığı ile yargılanan,
Şehit gömleğini peşin giymiş, korkmayan Adam…
Son satırlarını;
‘Göğsünde bir kurşun gibi taşıyacaksın aşkı,
Ben yaşamıyor gibi yaşıyorum,’ deyip
25 sene önce şiir yazmayı bırakarak,
Ümmetin birliği/dirliği/diriliği için, kendi kozasına çekilmiş Adam…
"Aslında, yeni olmak, eskinin sırrını bulmaktır. Çünkü: o eski bir nevi ölmezlik kazanmıştır. Şair de, zaten o ölmezlik sırrının peşindedir."Diyen…
Mehmet Akif’i, Yahya Kemal’i,  Necip Fazıl’ı öven, örnek gösteren,
“Mehmet Akif, BİTEN bir Tarihin son savaşçısı, Necip Fazıl, BAŞLAYAN bir Tarihin ilk savaşçısı, biz ise YIKIK bir Tarihin ….” diyen Adam’a;
‘Mehmet Akif ile Necip Fazıl karışımı’ denen Adam…
“Fildişi kuleyi biz dışına çeviriyoruz; evren şaire bir fildişi kule olmalı; şafakta kaybettiği güvercinleri, şair, bir ikindide bulabilmeli." diyen…
Türkçeyi, Kürtçeyi, Lazcayı, Arapçayı, Farsçayı… tüm dilleri ümmetin dili olarak gören,
İslam kültürünü ve medeneyyetini önemseyen Adam…
Hakça ve şairce duruşunun yanına Müslüman duruşunu da ekleyerek; Ödül vermek ve almak için insanlar biribirini tepelerken, O, paraya önem vermeyerek, verilen para ödüllerini reddedip berat’ı ancak kabul eden…
En samimi arkadaşlarından Cemal Süreyya’nın;” … evet yoksullukta bile beni geçmiştir.” Dediği Mütevazı bir Adam…
“Memnunluk ilkesinin temeli, sevinçtir. Yaşama sevinci değil ‘yaşatma sevinci’dir.”
Hem şiiri hem tavrı ile kendi bir ödül olan,
Ödüllerin de en üstündeki bir Adam…
…
“Yıllar geçti saban olumsuz iz bıraktı toprakta
Yıldızlara uzanıp hep seni sordum gece yarılarında
Çatı katlarında bodrum katlarında
Gölgendi gecemi aydınlatan eşsiz lamba
Hep Kanlıca'da Emirgan'da
Kandilli'nin kurşuni şafaklarında
Seninle söyleşip durdum bir ömrün baharında yazında
Şimdi onun birdenbire gelen sonbaharında
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Ey çağdaş Kudüs (Meryem)
Ey sırrını gönlünde taşıyan Mısır (Züleyha)
Ey ipeklere yumuşaklık bağışlayan merhametin kalbi

"Uzatma dünya sürgünümü benim
Sevgili, En sevgili, Ey sevgili ... "
diyen sevgili

“Davası olanın iddiası olur, ben varım diyecek, bir nesil/gençlik istiyorum, deyip Diriliş ruhu ile;
Önce dergi, sonra Gazete, sonrada Parti kurarak, genç nesli peşinden sürükleyen,
meydanlardan insanlara seslenmek yerine insanların yüreğine seslenen Adam...
İslam dünyasının;
İçine kapanıklığına, dağılmışlığına, politik çıkışlarına, güçsüzleşmelerine içerleyerek,
kızarak Afganistan’ın işgalinden sonra ümmete küsen Adam…
Etrafta fazla gözükmeyen ama izi her yerde olan, değerli hazinenin değerli kapta saklandığı gibi,
bilgiyi, ilmi kalbinde taşıyan Adam…
Metafizik şair,
...
“Mona Roza, siyah güller, ak güller
Geyvenin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhamet ister
Ah, senin yüzünden kana batacak
Mona Roza siyah güller, ak güller”
…
Diyerek, Monna Roza ile kalpleri fetheden Adam…
Hiç kimseye ‘eyvallah’ı olmayana Adam…
Yaşı 80’i aşmış,
Yanıbaşımızda!
Hala hayatta ki bu Adam;
Büyük usta Sezai KARAKOÇ
Selam ve dua...

Mehmet Ballı Araştırmacı Yazar Editör