ANASAYFA
Hayata Dokunan Deneme Öyküleri

Ne Kadar Dürüstsünüz?

Dürüstlük bir erdemliliktir. Bana görede dürüstlük insan olmanın ilk şartıdır. Yani bir insanın ilk öğrenmesi gereken ahlaki değerlerdir. Çünkü ahlaki açıdan eğitmeden bilmen ve ilmen eğitirseniz, o insan ileride toplumun başına bela olur...

Hani derlerya ‘ne olacak bu memleketin hali!’ diye...
Düzelmenin tek yolu dürüst olmaktır.
Yalan konuşmak,
Hırsızlık yapmak
Haram yemek,
Öldürmek,
Emanete ihanet etmek,
Doyumsuzluk, Kanaatsizlik
Karşılıksız çek kesmek,
Dolandırıcılık, Kapkaç
İki yüzlülük
Sözünde durmama,
Etik olmamak

En büyük tehike ‘Neme Lazımcılık....’ deyip hiçbir şeye karışmama, müdahele etmemektir. Duyarsız kalmak, bir vatandaş olarak toplumdaki haklarımızı çiğneyenlere karşı nasıl müdahele edilmesi gerektiğini bilememektir.
İlim adamı olmak, makam sahibi olmak, zengin olmak, güçlü olmak, veya ne olursan ol mutlaka dürüst olmak lazımdır ki, geldiğin noktada vicdanın hakkaniyetli atabilsin.
Batılı düşünür  Ruzwelt ‘ İnsanları ahlaken eğitmeden ilmen eğitirseniz toplumun başına bela olur’ demiştir.  

Huzurlu,
Vicdanlı,
Güvenli,
Ahlaklı,
Erdemli,
Kişilikli
Dost olmak güzel insan olmaktır, toplumun mutluluğun temel taşıdır.
Dürüst olmak haram yememekdir.
İnsan olmanın birinci şartı Dürüst olmaktır .
Tek affedilmeyen günah kul hakkı dır.
Tüyü bitmemiş yetimin hakkı
Kırmızı ışıkta durmak
Özür dileyebilmek.
Kaçak elektrik kullanmamak
Vergi kaçırmamak
Bir düşünür ‘Ne saraylar isterim ne de kraliyet..Bana vijdanımın rahatlığı yeter’ demiştir.

Dürüst olmanın yolu pozitif olmaktan yani pozitif düşünmeden geçer.
Hep pozitif düşünmek; Sürekli pozitif olmayı Polyannacılığa da benzetebiliriz. Belki işteki ve güncel hayatımızdaki mutluluğun sırrı burada saklıdır. Günümüzün  gelişen, değişen ve iyice karmaşık hale gelen faktörleri içinde ezilen, stres-sıkıntı yumağı haline gelen, asabi insanların içinde yaşamaya mecbur isek, pozitif olmak zorundayız. Çünkü çevremizde bu kadar negatiflik varken, bir de düşüncelerimizde negatiflik var ise, stres ve sıkıntı yumağından kurtulmak çok çok zorlaşacaktır.
Teknoloji ve çevresel faktörler insanları kötümserliğe, bencilliğe, maddeciliğe sürüklemekte ise de, bunlardan kurtulmak hem vücut sağlığımız hem de ruhsal bütünlüğümüz için şarttır.
Herkese tebessüm edelim. Ne kaybederiz? Birbirimize merhaba diyelim, olumlu olalım. Mutlaka işimiz olanlara veya tanıştıklarımıza değil sokaktaki insanlarımıza da selam verelim, tebessüm edelim. Gerekiyorsa elini sıkalım. Kaybedeceğimizden çok, kazanacağımız şeyler olduğunu ve bunların bir gün bir şekilde size geri döneceğini mutlaka sizde  görecek veya anlayacaksınız.
Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen ise; hayatından zevk alır. Yaşama olumlu bakmayı anlatan bu güzel söz kadar sanırım bizim pozitif olmanın faydalarını açıklamamız mümkün değil. Ayrıca pozitif insanlar her fikre ve yeniliklere açık olmalarından dolayı işlerinde karşılarına çıkabilecek iyi fırsatları kolayca yakalayıp değerlendirebilirler. Oysa negatif olanlar içe dönük oldukları için, çoğu şansı bırak yakalamayı, göremezler bile.

İnsanlara saygılı, vefalı ve dürüst olmak; Başarınızın uzun vadeli olması için bu vasıflara mutlaka sahip olmamız gerekir. Belki kısa vadede  bunlara ihtiyaç olmadan hedefler gerçekleşebilir. Ama eğer uzun vadeli ve büyük amaçlarınız varsa kesinlikle güvenilir dürüst ve vefalı olmalısınız. İnsanlara karşı dürüst ve saygılı olmalısınız ki gelecekte karşılığını  size güven ve sevgi olarak dönsün..            
Size güvenmeyen, inanmayan ve desteğinizden şüphe eden insanlarla beraber çalışmakta iseniz hedeflerinizin, amaçlarınızın yarı yolda takılıp kalması kaçınılmaz bir gerçektir. Ne zaman ki beraber çalıştığınız arkadaşlarla birlik ve beraberlik ruhu yakalanır, insanlar sizin başarınızı kendi başarıları olarak görür,  işte o zaman başarının yolları size de açılır ve hedefinize çalışan dostlarınızla hep birlikte yürürsünüz.

Dürüst Olmak Mutluluk Getirir...
Sözlükde "Ahlaki ve etik kaidelere bağlılık, pürüzsüz, yanlışsız, sözünde ve davranışlarında doğruluktan ayrılmayan, doğru özü sözü" olarak tanımlanan dürüstlük, kendiyle barışık olmanın, kısacası mutluluğun bir gereğidir.
Bu yüzden çevrenin bizi güvenilir, dürüst, olarak tanıması ve bilmesi lazımdır. Dürüstlük  en başta kendimize karşı dürüst olmakla başlar. Böyle olunca başkalarına karşı tam anlamıyla dürüst olabiliriz.
"Yalancının cezası; kimsenin kendine inanmayışı değil, asıl kendisinin kimseye inanmayışıdır." Bernard Shaw
Dürüstlük nelere bağlıdır?
- Dürüstlük manevi bir yükümlülüktür. Yaradanımıza karşı sözümüzdür. Daha peygamberlik gelmeden "emin" lakabıyla tanınan öndere bağlı olmanın gereğidir. Bu yüzden dürüstlüğün seçiminde herkes kendi sorumludur. Yani insan dürüst de olabilir, sahtekâr da... Yetişme tarzımız elbet etkilidir ama kişi kendine çekidüzen vererek, dürüstlüğü hedeflemek zorundadır. Ve bunu yapabilme kudreti herkesin içinde vadır.
- Bir kişinin itibarlı ve saygın oluşu dürüst olduğunu göstermez. Bu ikisi farklı şeylerdir, özellikle günümüzde böyledir.
- Dürüstlük, iki yüzlü olmamak demektir. Birinin kendisi için bir yüz, başkaları için başka bir yüz takınıp, sonunda hangisinin gerçek olduğu konusunda dehşete düşmesi ne kötüdür. Dürüstlük tehlikeye atıldığında, kişi kendini tehlikeye atmış demektir.
- Dürüst kişiler yalan söylemeyi gerçeklerin çarpıtılması olarak gördükleri için aldatıcı tavırlar içine girmezler. Bunun yanında, başkalarını korumak amacıyla olayları çarpıtmayı da reddederler. Kendi dünyalarının hakimi olduklarını, başkalarının da böyle olduğunu bilirler.
- Herkesin muhakkak kusurları olacaktır. Ancak insanlara karşı açık olup zaaflarını kabul edenlerin samimiyeti ve dürüstlüğü takdir edilecektir. İnsanlar, birbiriyle daha daha rahat ilişki kuracaklardır.
- Dürüst olanlar verdikleri sözleri yerine getirirler. Yapamayacakları vaatlerde bulunmazlar. Bir şeyi yapacaklarını söylediklerinde bunun için uğraşırlar.
- Başka insanların başarılı olmasına yardımcı olurlar, onların yollarını açarlar. Başkalarına destek verdiklerini açıkça söylerler.
- Dünyaya hizmet edilmek için değil, hizmet etmek için geldiklerini düşünürler. Başkalarına kendilerinden ve zamanlarından bir şeyler vererek ilgilenirler, "insanların en hayırlısı başkalarına yardımcı olanlardır" kutsi sözünü rehber edinirler. Dürüst insanlar alıcı olmaktan çok vericidirler.
"Dürüstlük zenginliktir demektir" (Hadis-i Şerif)
- Prensipleri daima şudur: "Elimizdeki gücü insanlara yardım için kullanalım. İktidar bize ne kendi amaçlarımızı yerine getirmek, ne insanlara şov yapmak, ne de isim yapmak için verildi. Bu gücü kullanmanın tek adil yolu insanlara hizmet etmektir."
- Dürüstlükten taviz vermezler ve hiçbir şey onları satın alamaz.
- Küçük şeyleri önemserler. Küçük ayrıntıda doğru davranırlarsa ahlaki ve etik olarak da doğru yolda olacaklarını bilirler.
- Kendilerine yapılmasını istemedikleri bir şeyin başkasına yapılmasına engel olurlar.
Dürüstlüğün getirdiği
Dürüstlük en iyi dostumuzdur, en sadık arkadaşımızdır. Yalnız kaldığımızda, kendimizi dinlediğimizde içimizi huzurla doldurur. Aynı zamanda başkalarının bize güvenmesine imkan tanır. Güven ise kişisel ve mesleki ilişkilerin iyi olmasında en önemli faktördür.
Dürüstlüğün, aynı zamanda mutluluğun ve kendimizle barışık olmanın anahtarı olduğunu unutmayalım.

Hanefi Mezhebinin kurucusu İmam-ı Âzam Ebu Hanife, diğer adıyla Numan bin Sabit. Beş yaşında Kur’an-ı Kerim’i ezberlemiştir.
Bir gün annesine ezberlerken biraz zorlandığını söyler.Annesi ise elbetteki zorlanırsın der. O da babanın yüzündendir ve anlatır.
Baban Sabit bir gün dere kenarında gezerken, suyun üzerinde bir elma görür, alır ve ağzına götürerek bir kere ısırır. Suyu boğazına gitmiştir. Hemen elmayı ağzından çıkararak dereyi takib edip, dereye sarkan elma ağaçlarının olduğu bahçeye gelir. Sahibine durumu anlatıp helal etmesini söyler.
Sahibi ise bu hassas ve dikkatli genci elinden kaçırmak istemez.
(Anlatıldığı üzere) Yedi yıl yanında çalışmasını şart koşar. Numan mecburen kabul edip yedi yıl çalışır.
Bu seferde yine helal etmesini istediğinde helal etmeyeceğini söyleyip; kör, topal, dilsiz, sağır, çolak bir kızı olup onunla evlenmesini şart koşar.
Çar-ı nâçar kabul eder ve evlenir. Birde bakar ki  evlendiği kız hiç de söylenildiği gibi değildir..tam bir ay parçası gibi.
Sebebini sorduğunda kızın babasından şu cevabı alır; kızım kör dedim çünkü harama bakmaz. Dilsiz dedim çünkü kötü söz söylemez. Sağır dedim çünkü kötü söz dinlemez. Topal dedim çünkü kötü yola gitmez. Çolak dedim çünkü başkasının malına el atmaz. Kısaca günahtan uzak bir kişidir. Seninde günah konusunda bu kadar hassasiyet göstermeni görünce, kızımı ancak senin gibi birisine verebileceğimi düşündüm.
Ve işte o babadan ve anadan İmam-ı Azam doğar.
Ve de anne oğlu Numan’a; İşte baban o bir kerecik elmayı ısırıp suyunu yutmasaydı, sen ezberlerken o kadar da zorlanmazdın.
Dürüstlüğünüz kimi zaman sizi bunaltıp dikenli yollarda yürütebilir, hatta bedelde ödetebilir. Unutmamak gerekir ki çekilen her sıkıntının karşılığı  mükafat olarak misli misline geri dönecektir hem bu dünyada hem de öbür dünyada. Yeter ki biraz sabırlı ve dirençli olalım.

Dürüstlüğü düstur edinmiş, vicdanı rahat, mutlu ve güzel insan olma temennisiyle...
Mehmet BALLI-Araştırmacı İstanbul 2008


Diğer, Hayata Dokunan Deneme Öykülerini okumak için tıla...