ANASAYFA
OTOBİYOGRAFİ Mehmet Ballı kimdir?










































































































































"SİZİN EN HAYIRLINIZ İNSANLARA EN FAYDALI OLANINIZDIR."

Yazar Biyografisi

Mehmet Ballı, Yazar, Editör (Tarihi Romancı) Mahlası; Mehmedî

1968 Yozgat'ta doğdu. Anadolu Üniversitesi'nde İşletme okudu ve halen Türk Dili ve Edebiyatı okuyor.

İlk öyküsü 1993 yılında Türkiye Gazetesi'nde yayımlandı.

Sosyal hayata dair araştırmalar yapan Mehmet Ballı, 2000 yılından itibaren;gönüllü olarak, edebiyathaberleri.com başta olmak üzere İnteraktif Gazete ve İnternet Medyasında makaleleri yayımlanmakta.
Yine Halk Edebiyatı Dergisi başta olmak üzere, 7 İklim Edebiyat Dergisi, Acemi Edebiyat Dergisi, Milliyet Para Dergisi... gibi birçok kültür, sanat ve edebiyat dergisinde şiir, öykü, makale, anı, mülâkat gibi edebi türlerde yazmakta.
Ayrıca gönüllü olarak Halk Edebiyatı Dergisi Editörlüğü ve Sanat Yönetmenliği görevlerini yürütmekte.

İlk Türkçe elektronik kitap iETT Fıkraları (2008) yapan ve yayımlayan kişi Mehmet Ballı oldu.

2009 yılında ilk eseri İETT FIKRALARI Kitabı kişisel yayınlardan çıktı. Yazar, İstanbul'un toplu Taşım/ulaşım araçlarında yolcular arasında geçen ilginç ve nükteli diyalogları derleyip mizansen bir dille kaleme almakta.
Mehmet Ballı, İstanbul'un En güzel Toplu Taşım Fıkraları Kitabındaki ince, doğal ve yerli üslubuyla tanındı.

2011 yılında ENGERE tarihi romanı çıktı. 'Küllerinden doğan bir neslin gerçek hikayesi' mottosuyla çıkan kitapta Yazar; Kurtuluş Savaşı yıllarında yaşanmış fakat üzerinden uzun yıllar geçmesine rağmen insanların yüreğinden hiç çıkmamış dramatik bir olayı kaleme almakta. 1921 yılında işgalci Yunan kuvvetleri, Yalova ve çevresindeki etnik kökenli Rum tebaayı kışkırtarak kurdurdukları çetelerle Türk köylülerine saldırtırlar; Yüzyıllar boyu kardeşlik türkülerinin söylene geldiği iki komşu köyü birbirine düşürerek, biri katil diğeri şehit olur. Katliamı yapan Rum Engere köylüsü mübadele ile köyünü terk etmek zorunda kalırken, tamamına yakını şehid edilen Kocadere-i Bâlâ köyünden sadece 3-5 kişi sağ kurtulabilmiş ve bunlar el ele vererek olağanüstü çabalarla köylerini imar edip küllerinden yeniden doğarlar adeta. Yazar, bu eserinde mikro referans çalışma yöntemi kullanarak olayların canlı tanıklarıyla sözlü tarih çalışması yapmış ve anlatılanları da arşiv belgeleri ile desteklenmiştir.

2013 yılında METAMORFOZ tarihi romanı çıktı. 'Bütün kentler ölümlüdür İstanbul hariç!' özdeyişiyle çıkan kitapta Yazar; İstanbul’un yakın tarihinin sosyo-ekonomik ve kültürel kesitini kaleme almakta.
Araştırmalarına tarihi bitpazarlarından başlayarak, şehir ile insanın içe geçirdiği dönüşümü konu edinmekte.
Kitapta; 'taşı toprağı altın' diye İstanbul'a gelerek işsiz güçsüz kalan saf insanların, yalanın endazesini kullanarak nasıl dolandırıldıklarını, yalnızca kriminal vakıalar olarak yansıtmayıp meziyet ve maharetleri, kişilik özellikleri ve insani yönleriyle anlatılmakta.
Üç bölümden oluşan bu tarihi romanda; dolandırıcılığın filozofluğuna ulaşan başkahraman Cabbar, adını Halo olarak değiştirip bitpazarlarına takılarak burada tanıştığı bir Velî kul sayesinde edindiği sufilikle ismini üçüncü defa Hidayet olarak değiştirerek; sevdiğine kalbinden yürüyüşünün hikayesi anlatılmakta...

2015 yılında, Arı Sanat yayınlarından Kırkikindi Yağmurları natüralist öykü kitabı çıktı.
Yazarın, ‘Kırkikindi Yağmurları kitabını okuduktan sonra içinizde şehirden köye kaçma hissinin uyandığını fark edeceksiniz!’ mottosu ile kitabın arka kapağına not düştüğü bu eserde;
1555’den başlayıp 2090 yılına uzanan asude bir hayatı kaleme almakta.
Kırkikindi Yağmurları kitabını oluşturan 9 hikaye hem kendi arasında bağımsız, hem de hikayelerin birbiri ile ilintilenerek, olayların aynı başkahraman etrafında dönmesiyle ayrıca bir roman tadındaki bu çalışma da; dünün huzur dolu yaşam öykülerinden yola çıkarak, ‘Kazanırsak Kaybedeceğiz!’ uyarısıyla, bugün doğayı nasıl hoyratça kullandığımızı gözler önüne serip gelecekteki korkulası yaşanacaklara dikkat çekiyor!

2018 yılında Halk Edebiyatı Dergisi yayınlarından RABARBA Küçürek Hikayeler Kitabı çıktı.
Edebiyatın postmodernizme girmesiyle ortaya çıkan yeni tür olan; en kısa cümlelerle, yoğun duyguların arı-duru kelimelerle kurgusal bir derinlikte anlatılarak, okuyucunun zihninde birkaç ihtimal çıkartmasını sağlayan hikayeye 'Küçürek Hikaye' diyoruz. Rabarba'da iki yüzden fazla hikayenin yer aldığı bir hikaye.

2012 yılından itibaren, MEB'in "Yazarlar Okullarda" projesi kapsamında, Orta dereceli okullarda 'Okumada Seçicilik' ve 'Tarihi Roman' konulu söyleşi/seminerler vermeye başladı.

Ayrıca, kurduğu www.mehmetballi.com kişisel web sitesinden; araştırmış olduğu birçok ilmi, dini bilgileri ve sosyal hayata dair yazdığı edebi eserlerini okuyucularının istifadesine ücretsiz olarak sunmakta.

Profesyonel web tasarımcı, Kitap ve Dergilerde Sanat Yönetmenliği ile Grafik Tasarımcısı ve Senaryo Yazarı da olan Mehmet Ballı, Kastamonu'dan evli ve 2 delikanlı babasıdır.

Birçok sivil toplum kuruluşunda gönüllü olarak görev yapan Mehmet Ballı, Türkiye Dergiler Birliği (TURDEB), Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) ve Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği (İLESAM) aktif üyesidir.

Doğa aşığı olan Mehmet Ballı, 2000 yılında çok sevdiği Yalova'ya yerleşmiş, aynı zamanda çalışma hayatını İstanbul'da sürdürmektedir. Çalışma hayatına ilk, özel sektörde (1989) İK departmanında başladı. 1995 yılında kamuya geçti ve halen bu görevine devam etmekte.

Mehmet Ballı Kendi Hayatını Şöyle Öykülemekte:

Yazar kendi ifadesiyle, “Bir yetenek işi olan Edebiyatla tanışıklığım, ilkokul sıralarında yüreğime düşen ilk cemre ile oldu. Kalemimin kuvvetli olduğunu fark etmiş olmalılar ki öğretmenlerimin teşviki ile şiir ve kompozisyon yarışmalarına katılır ve her yarışmadan da derece ile ayrılırdım. Sonraki yıllarda kapıldığım kitap okuma sevdası beni kabımdan taşırdı. Okul sonrası aldığım yazarlık ve editörlük gibi özel eğitimlerle edebiyatın tekniklerini öğrenip yeteneğimi sevdamla birleştirerek edebi kıvama geldim. Ne zaman ki insanların yüreğinde saklı kalmış gerçek bir hikayeyi dert edinip yazmaya başladım, o günden beri kendimi yazmaktan alıkoyamıyorum."

Yine yazarın kendi ifadesiyle; "35 yaşımda Edebiyatla ilgili yeteneğimin farkına varıp, usta bir yazarın rıhleyi tedrisatından geçerek yazarlık ocağında piştim. Hâlâ da Türk Dil ve Edebiyatı okuyor; Türkiye'nin en saygın dergilerinden biri olan Halk Edebiyatı Dergisi'ni çıkartan ekibin içinde yer alıyorum ki edebiyat ciddi iştir!.. Şuana kadar 5 yayımlanmış kitabım var ve çalışma alanım zor olan Tarihi Roman üzerine. 20 yıldır İnternet Medyasında köşe yazarlığı yapıyorum....
Yazarlık Akademisi Derneği kurucu üyeliğim, Türkiye'de İlk Memur Sendikası Kurucu üyeliğim; (TYB) Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi 2016 dönemi Denetim Üyesi görevim, (TURDEB) Türkiye Dergiler Birliği 8.Uluslararası Fuar Etkinlik Koordinatörlüğüm 2017, İLESAM üyeliğim gibi, birçok STK'da zaman zaman aktif olarak görevler alıyorum. Bu başarılar tesadüfi değil, çok çalışıyor, çok okuyor ve yazınlarımı işin tekniğinde kaleme alıyorum. Bunlar övgü vs. değil, realitedir. Çünkü halkın arasında dolaşıyor, sade dil kullanıyor ve köy hayatını önemsiyorum; yani yaşayarak yazıyorum, benim bir farklılığım da bu."

ESERLERİ:
Rabarba Küçürek Hikayeler 2018 Halk Edebiyatı Dergisi Yayınları Küçürek Hikaye
KIRKİKİNDİ YAĞMURLARI 2015 Arı Sanat Yayınevi Naturalis Öyküler
METAMORFOZ 2013 Arı Sanat Yayınevi Tarihi Roman
ENGERE 2.baskı 2013 Anatoli Kültür Yayınevi Tarihi Roman
ENGERE 1. baskı 2011 Anatolikitap Yayınevi Tarihi Roman
İETT FIKRALARI 2009 Kişişel Yayımlar Fıkra
İETT FIKRALARI E-Kitap 2008 Elektronik Kitap Mizah

Yazarın İlk Çalışmaları:

Memur Personelin Mali ve Özlük Hakları (1998)
En Kolay Bilgisayar Öğrenim Kılavuzu (2000)
Nasihat (2004)


Aldığı Özel Eğitimler (uzun süreli)

- 2009-2010 yılı Webtasarım Kursu MEB Sertifikalı
- 2010-2011 yılı Musiki Kursu MEB Sertifikalı
- 2011-2012 yılı Yazım Atölyesi Kursu MEB. Sertifikalı
- 2011-2012 yılı Tasavvuf Kursu TYB
- 2012-2013 yılı Yazarlık Akademisi MEB Sertifikalı
- 2012-2013 yılı Osmanlıca Kursu MEB Sertifikalı
- 2014-2015 yılı Seneryo Yazarlığı MEB Sertifikalı

- 2016-2017 yılı Osmanlıca Kursu MEB Sertifikalı
Üyesi Olduğu Sivil Toplum Kuruluşları

- Türkiye Yazarlar Birliği Üyesi (TYB) (2011)
- İETT Bembirsen Sendikası Kurucu Üyesi (2001)
- Yazarlık Akademisi Derneği Kurucu Üyesidir (2013)
- Türkiye İlim ve Edebiyat Eserleri Sahipleri Meslek Birliği (İLESAM) Üyesi (2015)
- Halk Edebiyatı Dergisi Yayın Kurulu Üyesi (2015)
- Türkiye Dergiler Birliği (TURDEB) Üyesi (2016)


Yeraldığı Önemli Projeler

- Türkiye'de ilk memur sendikası BEMBİRSEN Şubesi Kurucu üyesi (2001)
- İETT PDKS projesinde görev aldı (2006)
- İETT ilk Stratejik Planı'nın hazırlanmasında görev aldı (2007)
- İETT ilk EYS projesinde görev aldı (2011)
- Yazarlık Akademisi Derneği Kurucu üyesi (2013)
- Acemi Edebiyat Dergisi web editörlüğü yaptı (2012)

- Türkiye Dergiler Birliği 8. Uluslararsı Fuar Etkinlik Koordinatörlüğü (2017)



Hiç bir başarı tesadüfi değildir, emek ve gözyaşı vardır...


Profesyonel olmak meşhur olmak değil, kalıcı eserler vermektir.

İyi kitap okuyor, okuduğumun idrakiyle konuşuyor, konuştuğumu da yaşayarak yazıyorum... Mballı





NEY dinletisinden bir bukle için tıklayınız

_____________________Yazarın Notu:

_____________________

Değerli Dostlar:
İnsanın doğru anlaşılması kadar doğru bir şey yoktur!
Kültür sanat ve edebiyat coşkun duyguların tefekkürüdür. Yazar ve sanatçılar üretkenlikleriyle hayata değer katan özel ve güzel insanlardır. Aynı zamanda da bu dünyanın en garip ve gariban insanlarıdırlar. Çünkü gerçek değerleri ancak vefatlarından sonra anlaşıla gelmiştir çoğunlukla...
Yazar ve sanatçılar sıradan insan olmadıkları hasebi ile;hiç tanımadıkları insanlara naif, saygın ve hayranlık uyandırırken;yakın çevrelerince ise bu saygınlıkları farkedilemez!..
Yazar ve sanatçıların kamu ya da özel sektörde çalışması da her zaman onlar için dezavantaj olmuş, değeri anlaşılamamıştır!..

Bazen yazar ve satçılar, en çokta yakın çevrelerine iki numara büyük gelirler!
Bu nedenle yakın çevremizde;
Bazı insanlarca biz yazarları kendisi ile karşılaştırıp kıskanıldığımıza şahit oluyoruz. Kıskanmak insanın doğasında vardır fakat bu kıskançlığı hasetliğe götürüp habis duygular beslemek hakkaniyetli değildir!..
Yapıcı eleştirilere saygımız sonsuzdur. Bizi eserlerimizle eleştiriniz, kişiselleştirerek değil!
Edebiyat bir yetenek işidir ve insan hangi yaşında bunun farkına varacağı kısmet meselesidir. Mehmet Akif Veteriner, Oğuz Atay Mühendis, Necip Fazıl Müfettişti... Hepsi de yeteneklerini sonradan keşfetmiş, edebiyatçı doğmamışlardır!
Bizim gibi istisnai yazarlar ancak bu kadar samimiyetini ortaya koyup özel yaşantısını anlatır. Çünkü yaşayarak yazıyoruz; çok aktif, çalışkan dinamik bir yapımız var güzel örnek olmak adına. Bu bir övgü değil realitedir: Hani derler ya "ne tutsa yakışıyor" şükür, kendi web sitesini kendisi yapabilen, birçok program, seminer gibi toplantılarda yer alan ve bunları aktif olarak sosyal medya üzerinden paylaşım yapabilen üstün bir gayretimiz var. Bu farklılığımız, bazı insanlarca yadırganıp yanlış anlaşılabiliyoruz! İnsanın yanlış anlaşılması kadar yanlış bir şey yoktur!..
Doğru anlaşılmak adına; kibir, gösteriş ve reklama da ihtiyacımız yoktur! bize Allah yeter... Dolayısıyla mütevaziliğimizi suistimal ederek bizi kendisi ile karşılaştırıp gıyabımızda hasetlik ve provokatörlük yapanlara kul hakkını hatırlatmak gerekir!..
Laf, kapris, dedikodu değil, Biz değer üretiyoruz değer!..

Güzel İnsanlar;
- İnsani değerlere, İslami değerlere, doğaya, hayvanata ve dolayısıyla sosyal hayata çok duyarlı olan, tarihi romanın yanında edebiyatın hiciv sanatını icar etmeye çalışıyorum.
- Bağımsız ve bağlantısız bir yazarım; irfan sahibi sanatçı ve aydınları politikanın sığlaştırdığını, kültürün ise derinleştirdiğine inanırım.
- Yeni nesil köprüsünü inşa yolunda; bilginin ve sevginin temel değerler oluşturduğu bir ortam için çalışıyoruz.
- Hiçbir makam, mevki, ün, maddi hırs, vb. beklenti derdimiz yoktur; bizi takip eden ve merak eden insanların bilmesini istirham eder, en derin kalbi duygularımla selamlarım…