28- Bunlar, iman edenler ve kalpleri Allah'ın zikriyle mutmain olanlardır. Haberiniz olsun; kalbleri yalnızca Allah'ın zikriyle mutmain olur.
29- İman edip salih amellerde bulunanlar, ne mutlu onlara. Varılacak yerin güzel olanı (onlarındır) .
30- Böylece biz seni, kendisinden önce nice ümmetler gelip-geçmiş olan bir ümmete (bu yol üzere(45) peygamber olarak) gönderdik, sana vahyettiklerimizi onlara okursun diye. Oysa onlar Rahman'ı tanımazlık etmektedirler.(46) De ki: "O, benim Rabbimdir, O'ndan başka ilah yoktur. Ben O'na tevekkül ettim ve son dönüş O'nadır."
31- Eğer kendisiyle dağların yürütüldüğü, yerin parçalandığı veya ölülerin konuşturulduğu bir Kur'an olsaydı(47) (yine bu Kur'an olurdu) . Hayır, emrin tümü Allah'ındır.(48) İman edenler hâlâ anlamadılar mı ki, eğer Allah dilemiş olsaydı, insanların tümünü hidayete erdirmiş olurdu.(49) Küfre sapanlar, Allah'ın va'di gelinceye kadar, yaptıkları dolayısıyla ya başlarına çetin bir bela çatacak veya yurtlarının yakınına inecek. Şüphesiz Allah, verdiği sözden dönmez. (Veya miadını şaşırmaz.)

AÇIKLAMA

45. Yani, "yine aynı sebepten ötürü istedikleri mucizeyi sana vermiyoruz."
46. Yani, "Rahman'a kulluk edecekleri yerde, O'na ibadeti terkettiler ve sıfatlarında, kudretinde ve haklarında ona ortaklar koşarak, O'nun lütufları karşılığında başkalarına şükran duydular."
47. Bu ayet müşriklerin taleb ettiği mucizenin bir türlü gösterilmeyişine üzülen müminlere izafe edilmiştir. Onların zannınca böyle bir mucize gösterilse onlar hemen İslam'ı kabul edivereceklerdi. Tabiatıyla hiçbir mucize gösterilmeyince, Rasulün peygamberliği hakkında kuşku besleyenlerin talepleri karşılanmadı diye fazlasıyla üzüldüler. Bu ayette zikredilen soru müslümanların üzüntüsünü bertaraf etmek içindir. Yani şöyle: "Kur'an'ın bir suresiyle şöyle şöyle bir mucize gösterilse hemencecik İslam'a gireceklerini mi sanıyorsunuz? Sanki onlar İslam'ı kabule hazır da iş yalnızca bir mucizenin gösterilmesine mi kaldı? Öyle mi sanıyorsunuz? Kur'an'ın öğretilerinde, kainattaki hadiselerde, Rasul'ün (s.a) tertemiz hayatında, ashabında meydana gelen harikulade değişmelerde hakikatın ışığını göremeyenlerin, dağların yürümesinde, arzın yarılmasında ve ölülerin mezarlarından çıkarılıp konuşturulmasında göreceklerini mi düşünüyorsunuz?
48. "Allah herşeye kadirdir" ve istediği zaman istediği mucizeyi gösterebilir. İnsana hidayet etme sünnetine aykırı düşen herhangi bir mucizeyi ise göstermez. Çünkü asıl mesele Rasul aracılığı ile insana hidayet etmektir ve Allah hiç kimseyi Rasul'ün risaletine zorla inandırmak istemez. Onun istediği insanların hidayeti düşünerek, hikmetle müşahade ederek bulmalarıdır, mucizeler görerek değil.
49. Yani, "eğer mesele tüm insanlara hiçbir şey anlamadıkları, hiçbir şeyi kavramadıkları halde hidayet etmek olsaydı, Allah isterse hepsini mümin yapabilirdi."